Aktüel

CATERİNG SEKTÖRÜ
İIMG-20151123-WA0008ngilizce bir kelime olan catering, “yiyecek içecek sağlama, ikram servisi yapma” anlamına gelmektedir. Davet, kokteyl, nişan, düğün ya da önemli toplantılar gibi organizasyonlarda yiyecek içecek hizmetini sağlayan butik catering firmalarının yanı sıra günümüzde gelişen sanayi ve ekonomi ile fabrikalar, küçük ve  orta ölçekli işletmeler ya da kamu kurum ya da kuruluşlarına yemek servisi “Toplu Yemek Firmaları” tarafından sunulmaktadır.

 

Türkiye’nin yakın tarihine bakacak olursak, toplu yemek sektörünün gerçek anlamda ortaya çıkışı 1950’lerden itibaren, gelişen sanayileşmeye paralel olarak, yüksek sayıda işçi bulunduran sanayi kuruluşları ve modern işletmelerin ortaya çıkmasıyla işletmelerde çalışan personelin doyurulması ihtiyacı bu sürecin kendiliğinden gelişmesine yol açmıştır.        Günümüzde, endüstriyel yemek üretimi ve dağıtımının önemi çok büyüktür. Her açıdan catering bir gıda sektörü olduğundan aranan ilk unsur sağlık, hijyen ve kalite olmalıdır. Yemek satın alan kuruluşlar, hizmet aldıkları firma seçiminde hijyen ve gıda güvenliği konusunda özen göstermelidirler. Böylelikle toplu yemek üreten firmaların gelişmelerine de yardımcı olacaklar ve firmaların daha kaliteli daha modern hizmet vermelerine yol açarak,kayıt dışı, niteliksiz firmaların sektörden arınmasına sebep olacaklardır.

Yemek satın almak isteyen firmanın, hizmet alacağı firmanın seçiminde dikkat etmesi gereken noktalar şunlardır;

-Yemek firması planlı olmayan denetimlerle ziyaret edilmelidir. Kullanılan hammaddelerin üretim izni olup olmadığı, gerekli hijyen kurallarına dikkat edilip edilmediği, yemeğin doğru koşullarda pişip pişmediği ve yemek taşımanın sağlıklı şekilde yapılıp yapılmadığı kontrol edilmelidir.

-Firmanın sunduğu menü seçenekleri iyice incelenip, çalışılan işkoluna uygunluğu saptanmalı ve son olarak da yemek maliyeti ile satış fiyatı arasındaki uygunluk dikkate alınmalıdır.

-Yemek üretimi yapan firmalardan, olması gerekli gıda denetimi belgeleri eksiksiz olarak temin edilmelidir. Bulundurulması gerekli belgeleri ise şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Firmanın yönetim kalitesini gösteren ISO 9001 Kalite Yönetim Belgesi
  • Firmada yapılan faaliyetlerin iş sağlığı ve güvenliğine zarar vermemesi adına OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi Belgesi
  • Gıda üreticileri ve tedarikçileri ile ilgili üretilen gıdanın son kullanıcısına ulaşana kadar güvenliğinin sağlanması ile ilgili yönetim sistemi olan ISO 22000 HACCP Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi Belgesi ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Belgesidir

-Ayrıca, yemek firmaları Gıda , Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından üretim izin belgesini almalı ve kullandıkları gıda maddelerinin Türk Gıda Kodeksine uygunluğuna dikkat etmelidirler.

Sektör açısından bakacak olursak, catering firmalarının yaşadığı sorunları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Kalifiye eleman eksikliği; hemen hemen her sökterde karşılaşılan bir durum olup bunun nedenine ara eleman yetiştirecek kurumların yetersizliğini gösterebiliriz.
  • Haksız rekabet; özellikle kayıtdışı çalışan firmalar birçok yasal yükümlülükleri yerine getirmeyip, düşük maliyetle çalıştıkları için fiyat tekliflerini çok düşük tutmaktadırlar. Bunun karşısında yasal yükümlülüklerini yerine getiren firmalar maliyet artışından dolayı zor durumda kalmaktadır. Yasal yükümlülükleri açıklayacak olursak bunlar;

-Sigortasız işçi çalıştırmamak

-Düzgün KDV ve vergi beyannamesi vermek

-İşyeri hekimi bulundurmak

-İş güvenliğine uymak ve bu konuda gerekli harcamaları yapmak

-Üretimde kaliteli T.S.E. damgalı ürünler kullanmak

-Çalıştırdığı elemanların yasal haklarını vermek (İzin, Kıdem)

 

Tüm bunlara önlem olarak ise; devlet bu konuda denetimlerini artırmalı, kayıt dışı çalışan firmaları engellemeli ve bu işi hakkı ile yapan firmaların gelişimine destek sağlamalıdır.

Sonuç olarak yaklaşık 350 bin kişiye iş istihdamı sağlayan catering sektörü, çalışma hayatında çok önemli olan iş verimini artıran, fast-food kültürüne karşı sağlıklı ve dengeli beslenmeyi amaçlayan önemli bir sektördür. Bu yüzden, sektör ar-ge çalışmalarıyla sürekli geliştirilmeli, gelişen teknoloji ve yenilikler takip edilmeli ve sektördeki eğitim çalışmaları teşvik edilmelidir. Böylece hem yaşadığımız toplumun yemek kültürüne katkıda bulunulur hem de potansiyel çalışan, okuyan kesimin sağlıklı ve dengeli beslenmesi sağlanmış olur.